GENÇ KUŞÇULAR



Doğa... Artık bizden farklı bir yerde. Çok uzakta. Bazen görünmez olur bize. Bazıları ise hiç göremez... Unuttuk bir olduğumuzu. Ondan ayrılmayı seçtik. Biz unuttuk, o asla. Yollarımızı ayırdık, o yine aynı yolda. Sadece korunması gerekti arkada kalanın....
Biz doğa severler görmek, dokunmak için arar buluruz onu. Biz onu biliriz, o da bizi. En güzel yanını esirgemez hiç. Bu yolda daha da kalabalık olmalıyız. Oğullarımız, kızlarımız... Onlarsız olmaz. Onlar doğanın genç bekçileri... Teşekkürler size.

Onları biraz daha yakından tanımak, bizlerle olduklarını tekrar tekrar hatırlamak için benim de üyesi olduğum trakus sitesinin üyesi genç kuşçularla bir röportaj hazırladık. Eminim çok daha fazla genç kuşçu bizlerle. Ancak şimdilik bu röportajda Ege, Can, Kuzey, Zehra ve Sevdenur bizlerle olacak. Yazı içerisindeki fotoğraflar kendilerine ait. Son bölümde aileler de bize eşlik edecek. Alihan röportaja eşlik edemedi ama fotoğrafları ile bizlere destek oldu. Onları daha yakından tanıyacağız, bizlere iletecekleri mesajlar da olacak... Kendi adıma bu çalışmayı yaparken çok mutlu oldum. Heyecanları ve katılımları için onlara tekrar tekrar teşekkürler....sevgilerimle...


Kuş gözlemciliğine, kuş fotoğrafçılığına ilginiz ne zaman ve nasıl başladı?

Feridun Ege Hünerli /Can Selçuk Hünerli: Yaklaşık 1 yıl önce, babamızla birlikte.
Kuzey Cem Kulaçoğlu: Benim kuşlara ilgim öncelikle esaret altındaki renkli tüylü kuşlara duyduğum ilgi ile başladı. Küçükken bu türler hakkında hep bilgi edinmeye çalıştım. Sevgili dedem de kuşlara olan bu ilgimi gördü ve ben 7 yaşındayken bana Kuş Gözlemcisinin Cep Kitabı’nı hediye etti. Kitapta yukarıda bahsettiğim süslü kuşlar olmamasına rağmen bu kitaba büyük bir ilgi duydum. Yavaş yavaş kitaptaki çoğu türü tanıdıktan sonra evcil kuşlara olan ilgim azaldı ve doğadaki kuşlara ilgi duymaya başladım.
Zehra Kuşoğlu: 2011'de kuş gözlemlemeye başladım. Babamdan özenerek başladım bu işe eğlenceli bir şey yaptığını düşünerek bu yola adım attım. 
Sevdenur Kuşoğlu: 2011'de başladı. Doğaya ve fotoğrafçılığa ilgim vardı. Babamın da yeni bir lens almasıyla kuşları daha yakından gözlemlememiz, kuş gözlemciliğini ve fotoğrafçılığını bizde yaşam tarzı haline getirdi.

Kuşları gözlemlerken ya da fotoğraflarken neler hissediyorsunuz? 

Feridun Ege Hünerli /Can Selçuk Hünerli: Kuşları çok seviyoruz. Fotoğraflarını çekmek sanki onları yakalayıp sevmek gibi bir duygu veriyor.
Kuzey Cem Kulaçoğlu: İstediğim gibi gitse de gitmese de kuş gözlemleme beni oldukça rahatlatıyor. Şu sıralar en sevdiğim aktivite diyebilirim. Doğada olmak bile kendi başına çok tatmin edici bir duygu. Doğadaki farklı farklı kuş türlerinin görünüşü, davranışları, yaşam alanları hakkında birinci elden bilgi toplamak ve ülkemizdeki insanların henüz pek ilgi göstermediği bir hobi ile uğraşmak iyi anlamda farklı hissettiriyor.
Zehra Kuşoğlu: Bu inanılmaz bir duygu. Sevimli canlıları resimlemek, onların doğasına ilgi duymak.
Sevdenur Kuşoğlu: Sadece çekeceğim kuşa ve onun sesine odaklanıyorum. Onun dünyasına girmeye çalışıyorum, bu beni rahatlatıyor. Her araziden sonra kendimi iyi hissediyorum.

Ailenizin, arkadaşlarınızın bu ilgi alanına merakınız konusundaki tepkileri neler oluyor?

Feridun Ege Hünerli /Can Selçuk Hünerli: Ailemiz hep yanımızda. Arkadaşlarımın pek çoğu ne yaptığımızı anlamaya çalışıyor. Sene sonunda fotoğraflarımızla yaptığımız sunumlardan sonra bazıları biz de kuş fotoğrafı çekmek istiyoruz diyor.
Kuzey Cem Kulaçoğlu: Ailem kuş gözlemciliğinde beni oldum olası desteklemiştir. Kendileri de farklı kuş türleri görmekten büyük zevk alıyorlar. Arkadaşlarımın tepkisi ise karmaşık oluyor, genelde çoğu şaşırıyor ve bir açıklama bekliyor, ne yazık ki çok azı benim bu hobimi olgunca karşılayabiliyor.
Zehra Kuşoğlu: Ailemin tepkisi olumlu yönde. Babam her zaman destekçim olmuştur arkadaşlarıma da kuşları anlattıkça onlar da mutlu oluyorlar. 
Sevdenur Kuşoğlu: Ailem de zaten benim gibi ilgili. Arkadaşlarımın da ilgisi ve merakı oldukça fazla. Çektiğimiz fotoğrafları gördüklerinde bizimle arazi yapmak istiyorlar. Okulumdaki 9-10 kişiyle arazi yaptığımız oldu. Arkadaşlarımla bu konu üzerinde proje yarışmalarına ve sunulara katıldık.

En çok zevk aldığınız arazi hangisi oldu? Neden zevkli bir arazi olmuştu?

Kuzey Cem Kulaçoğlu: Şubat 2012’de yaptığımız 4 günlük Adana-Mersin turunda oldukça eğlenmiştim. Ankara’da göremeyeceğim yalıçapkınlarını, arap bülbüllerini, kum kuşlarını, turnaları ve daha birçok türden zaman zaman yüksek sayıda görmek çok zevkliydi. Ayrıca ilk kez uzun soluklu, rehberli bir gezi yapmak da ayrı bir güzeldi.
Feridun Ege Hünerli /Can Selçuk Hünerli: Enez Gala Gölü. Hem çok güzel bir alandı, hem de neredeyse 20 tür çektik. Bir de bazı türlere yaklaşarak galerilik fotoğraf da çekebildik. Hangimiz daha güzel çektiyse internet sitesinde onu yayınlıyoruz.
Zehra Kuşoğlu: Babamla yaşadığımız mekana yakın bir yere gitmiştik. Burada çok sayıda karabaşlı çinte vardı. Bu beni acayip şekilde eğlendirmişti. Bana göre en eğlenceli arazim buydu. Aslında çıktığımız her arazinin ayrı bir tadı var. 
Sevdenur Kuşoğlu: Babamla beraber yaptığımız 2 günlük Karaburun/İzmir arazisini unutamam. Elimizde Karaburun Yarımadası'nın haritası vardı. Sahil boyunca giderek tüm yarımadayı dolaştık. Güneşe göre hareket ediyorduk. Issız ormanlardan geçtik. Kimsenin durmayacağı büyük çöplüklerde karga ve martı ailesini çekebilmek için durduk. Yüksek dağlarda yırtıcılarla birlikteydik. Gece arabada uyuduk. Kendimi o iki gün boyunca doğanın bir parçası gibi hissettim. Kesinlikle mükemmeldi.

Sizi en mutlu eden gözleminiz ya da fotoğraf çekiminiz hangisiydi?

Feridun Ege Hünerli /Can Selçuk Hünerli: Her zaman yaşadığımız yere en yakın bölge Büyükçekmece gölü gözlemi. Fotoğrafını gördüğünüz Kızılgerdan kuşunu çok yakından çekebilmiştik. Çünkü bu türü çok seviyoruz.
Kuzey Cem Kulaçoğlu: Adana’daki bir balıkçı barınağında oldukça uysal ve yaklaşmamıza izin veren bir Yalıçapkını çok güzel pozlar vermişti ve doya doya izlemiştik. O zamanlar peşinde aylarca koşturduğum bu kuşun böyle güzel karelerini alabilmek tabii ki paha biçilemez bir zevk.
Zehra Kuşoğlu: Ben çok yalıçapkını çekmek istiyordum ve bunu Kırklareli'ne giderken gerçekleştirdim. Bu beni gerçekten çok mutlu etmişti. 
Sevdenur Kuşoğlu: Konya Beyşehir'de Arıkuşları iki üç metre yakınımızdan uçuyordu. Onları bu kadar yakından görebilmek heyecan vericiydi.

Özel olarak görmekten, fotoğraflamaktan hoşlandığınız bir kuş türü var mı? Neden bu kuş türünü seviyorsunuz? 

Feridun Ege Hünerli /Can Selçuk Hünerli: Kızılgerdan; fotoğraf çekmeye başlamadan önce hiç fark etmemiştik ama çevremizde yaşayan çok güzel ve harika öten bir tür.
Kuzey Cem Kulaçoğlu: Gördüğüm kuşlar arasında Yalıçapkını beni en çok etkileyen. Gerek renkli tüyleri, gerek balık için dalması gerek de güzel kareler veren bir tür olması en sevdiğim kuş olmasının temel nedenleri.
Zehra Kuşoğlu: Ben Kızılgerdan’ın hastasıyımdır. Bu türü fotoğrafladım ama galerilik olmadı. Kızılgerdan’ı görünce büyüleniyorum. 
Sevdenur Kuşoğlu: Sahil kenarlarında Halkalı küçük cılıbıt çekmekten her zaman zevk alırım. Çünkü onları fotoğraflarken peşlerinden bir nevi onlar gibi sürünerek gidiyoruz. Bazen kuşların beni ne hale soktuğunu düşünüp gülüyorum. Eminim bu bizi görenleri de güldürüyordur.

Görmeyi, fotoğraflamayı çok istediğiniz bir kuş türü var mı? 

Feridun Ege Hünerli /Can Selçuk Hünerli: Balık kartalını gerçekten çok merak ediyoruz. Yırtıcı kuşlar daha çok heyecanlandırıyor.
Kuzey Cem Kulaçoğlu: Eminim ki çoğu kuşçunun en sevdiği kuşlar arasında olan, benim henüz göremediğim Sakallı akbaba gerçekten iri ve etkileyici bir kuş. Fotoğraflamak bir yana görmek için bile çok zorlandığım bir tür. Zaten etkileyiciliğinin bir kısmı da bu gizeminden geliyor. Güzel bir havada gökyüzünde onun o karakteristik siluetini görmek şimdilik en büyük kuş hayalim.
Zehra Kuşoğlu: Tek hayalim kulaklı orman baykuşu.
Sevdenur Kuşoğlu: Tabii ki var. Akkuyruklu kartal. Yırtıcı gözlemlemek ve fotoğraflamak bir başka.

Arazide kuş gözlemlerken ya da fotoğraflarken yaşadığınız unutamadığınız komik, eğlenceli bir olay var mı? 

Feridun Ege Hünerli /Can Selçuk Hünerli: Babamla gittiğimiz bir arazide ona söylemeden cılıbıtlardan birini çekmiştik. Daha sonra söyleyecektik ama kuş kaçtı. Babama çok takıldık ve güldük bu duruma.
Kuzey Cem Kulaçoğlu: Bu sene Nisan’da Cavit Bilen abimle Kızılcahamam’da Sakallı akbaba aramaya gittiğimizde garip bir kayayı akbaba sanmamız ve 10 dakika boyunca onu fotoğraflamaya çalışmamız birçok komik anlardan biriydi... Aslında bence sırf kuş gözleminin kendisi bile komik anlar oluşturmaya yetiyor.
Zehra Kuşoğlu: İlk arazimizdi. Bir köyün içinden geçiyorduk ve ben aniden bir kuşu görmem ile bağırmaya başladım “aaa baba şahin dur dur…” babam çığlık sesimle durdu. Babamın arabayı durdurup dediğim yere bakmasıyla kahkahaya boğulması bir oldu. Meğerse şahin dediğim bir horozmuş. Ne de olsa ilk arazimdi.
Sevdenur Kuşoğlu: Konya’da bir köydeydik. Dedemle beraber uzun bir yürüyüş sonucu çeşme başında durakladık. Etrafta kimseler yoktu ve kuşlar su içmek için suya iniyordu. Kuş trafiği yoğundu. Ben de biraz yaklaşıp çalılarla kendimi kamufle ettim. Dedeme de arka tarafıma gel diye işaret ettim. Yarım saat bekledim ama biraz önce birinin inip birinin kalktığı çeşmede kuş uçmuyordu. Sebebini arkama döndükten sonra anladım. Benim saklandığım küçük çalının arkasında dedem duruyordu. Duruyordu ama eğilmek aklına gelmemişti.

Kendinize örnek aldığınız kuş gözlemcileri ya da kuş fotoğrafçıları var mı?
Feridun Ege Hünerli /Can Selçuk Hünerli: Trakus ailesinin ustaları ilk örnek almaya çalıştıklarımız.
Kuzey Cem Kulaçoğlu: Beni ilk arazime çıkaran ve fotoğraf çekmede çok şey öğreten Cavit abimi hep örnek almışımdır. Harika fotoğraf ve gözlem yeteneklerini ve kuş ile işini ayırışını, önceliklerini doğru bir şekilde sıralayışını hep takdir etmiş ve onun gibi olmayı dilemişimdir.
Zehra Kuşoğlu: Tabiki de var. Bu başta babam. Daha sonra Emin Abi, Ali Abi ve Zafer Abi. Bunlar inanılmaz kuşçular bence.
Sevdenur Kuşoğlu: Var. Genelde takip ettiğim kişilerin doğayı ve kuşları koruma adına neler yaptığına da bakıyorum.

Arazi de bu hobiyi yaparken ya da fotoğraflarınızı, gözlemlerinizi internet ortamında paylaşırken yaşadığınız zorluklar, üzücü olaylar oluyor mu? Büyüklerinizden bu konuda nasıl bir yardım istersiniz?

Feridun Ege Hünerli /Can Selçuk Hünerli: Bilgisayar kullanma konusunda yaşadığımız süre kısıntısı biraz sıkıntı yaratıyor. Ailemiz bu süreleri arttırabilir. Bazen kötü çektiğimiz bir fotoğraf tanım almayınca da üzülüyoruz.
Kuzey Cem Kulaçoğlu: Bazen internet ortamında paylaşım yaparken kırıcı şeyler söylenebiliyor, hatta bazen zaman zaman bu sözler ve insanlar yüzünden kuş gözleminden soğuduğum bile oluyor. Burada büyüklerimden daha anlayışlı olmalarını ve benim daha çocuk sayılabileceğimi hatırlamalarını isterim.
Zehra Kuşoğlu: Ben henüz böyle bir olayla karşılaşmadım.
Sevdenur Kuşoğlu: İşte bunlarla ilgili bir projemiz var. Kısaca bahsetmek gerekirse; kuş gözlemcileri için yeterli alt yapı yok. Yaptığımız ankette de kuş gözlemcileri; devlet tarafından ÖKA'larda (önemli kuş alanı) yeterli hizmetin verilmediğini söylüyorlar. Büyüklerimden gittikleri yerlerde en iyi şekilde gözlem yapabilmeleri için yetkili kişilerle görüşmeye geçmelerini isteyebilirim… Yaşadığımız bir üzücü olayı da paylaşmak isterim. Yine hafta sonu gözlem yapmaya gidiyorduk. Bir göl kenarında durduk. Arabayı park ettik ve gölün etrafını dolaşmaya başladık. Etraf oldukça ıssızdı. 3-4 saat sonra arabaya döndüğümüzde şok olduk. Arabamızı soymuşlardı. Bagajdaki lensler, çantalar gitmişti. Etrafta hiç bir güvenlik kamerası olmadığı için hırsızlar da bulunamadı.

Kuş gözlemciliği, kuş fotoğrafçılığında ilerleyen yıllarda neler yapmayı, neler başarmayı planlıyorsunuz?

Feridun Ege Hünerli /Can Selçuk Hünerli: Bu konunun benim en önemli hobilerimden biri olarak devam etmesini istiyorum. Fotoğraf çekmeyi çok seviyorum. National Geographic Kids Dergisi 2012 yılında insan kategorisi 2.’lik ödülüm de var. Can da katılıyor.
Kuzey Cem Kulaçoğlu: Her ne kadar zorlu bir yol olsa da ülkemizdeki kuş türlerinin büyük bir çoğunluğu gözlemlemeyi ve fotoğraflamayı, belki de listeye yeni bir tür eklemeyi ve tabii ki bu sırada yeni kuşçu arkadaşlar edinmeyi planlıyorum. Ama tabii bunları işim, ailem, sağlığım vb. el verdiğince yapacağım.
Zehra Kuşoğlu: Şuan henüz okulumdan dolayı fazla arazi yapamıyorum. Yaşım biraz daha büyüyünce Türkiye'nin güzel köşelerini dolaşıp güzel canlıları fotoğraflamak istiyorum.
Sevdenur Kuşoğlu: Projelerimizi hayata geçirmeyi planlıyorum ve çevremdekilere doğa bilincini, sevgisini aşılamayı istiyorum.
Anne Babalar ne diyor?

Çocuğunuzun kuş fotoğrafçılığına, kuş gözlemciliğine ilgi duymasını nasıl karşılıyorsunuz? Sizce böyle bir etkinlik çocuklarınıza neler kazandırıyor?

Feridun Ege/ Can Selçuk Hünerli Ailesi: Çocuklar zaten hayvanları ve doğayı çok seviyorlar. Benim gayretlerimle de daha çok sevdiklerini düşünüyorum. Biz arazilere de ailecek çıktığımızdan çok keyifli geçiyor. Benimle girdikleri rekabet çok sevimli. Ancak aralarında kırgınlık olmaması için tek bir hesap üzerinden katılmalarını istedim. Bu dayanışmalarını da geliştiren bir durum oldu. Doğa sevgisinin yanında, insan olmanın sorumluluklarını da öğreniyorlar. Çevrelerine de bu konuda ciddi mesaj verme gayreti içindeler. Aslında iyi birer birey oluyorlar.
Kuzey Cem Kulaçoğlu'nun Ailesi: Kuzey Cem’in kuşlara ilgi duymaya başlamasıyla bizim de önümüze yeni ve renkli bir dünya çıktı. O zamana kadar küçük kuşların tamamına serçe, büyükçe olanlara ise güvercin gözüyle bakan bir anne babadan, giderek konu hakkında daha çok bilgi edinen ve ne kadar zengin bir alemin içine girdiğini her geçen gün daha iyi anlayan ebeveynlere, insanlara dönüştük. Oğlumuzun kuşlarla ilgilenmesi, bunu hem bilimsel bir metodolojiyle hem de çocuk hevesiyle aynı anda yapması ikimizi de mutlu etti. Bir süre sonra birlikte kuş gözlemlerine çıkmaya, diğer şehirlere rehberli kuş gezilerine gitmeye başladık. Şu an ben de yaklaşık 200 kadar kuş türü görmüş bir kuş gözlemcisi yardımcısı oldum gibi...
Sevdenur ve Zehra Kuşoğlu'nun Ailesi: Çocuklarımın bu hobiyle ilgilenmesi işime geliyor. Hafta sonları araziye tek başıma çıkarken evde sorun oluyordu ama şimdi hep beraber çıkıyoruz. Şaka bir yana onların doğayla iç içe olduğunu görmek beni mutlu ediyor. Yaşıtlarının tersine doğaya, yeşile, hayvanlara karşı duyarlı hale geliyorlar.

Çocuğunuzun kuş fotoğrafçılığı, kuş gözlemciliği ile ilgili aktivitelerinde zorlandığı, güçlükle karşılaştığı zamanlar oluyor mu?

Feridun Ege/ Can Selçuk Hünerli Ailesi: İlk zamanlarda çocuk olduklarını anlamayan birkaç kişi internet üzerinde ağır eleştiri yüklü mesajlar yazdı. Ancak bulundukları sanal ortam bu tür durumlara açık. Şimdi daha çok tanınıyorlar. Hesabı Ege açtığı için gelen yorumlarda Ege Bey diye yazılırsa Can biraz bozuluyor ama bizim durum buna açık. Onun dışında bir sorun yaşamadılar.
Kuzey Cem Kulaçoğlu'nun Ailesi: Birkaç kez birebir yaşadık. Kuzey Cem’i profiline bir çocuğa ait bilgileri girmiş yetişkin bir insan sananlar oldu. Bu nedenle tepki aldığına şahit oldu ve bu durum çocuğumuzu çok ama çok üzdü. Özellikle konu hakkındaki teorik bilgisinin genişliği ve yazılı ifade yetisinin yaşının üzerinde olmasıyla ilgili bir durumdu belki de. Zamanla bu sorunu aştık. Şu an daha iyi tanınıyor ve seviliyor.
Sevdenur ve Zehra Kuşoğlu'nun Ailesi: Tek sorunumuz börtü böcekten korkmaları. Ama yavaş yavaş bunu atlatmaya çalışıyoruz.

Çocuğunuz ile fotoğrafa ya da gözleme gittiğinizde onun arazideki ruh halini nasıl tanımlıyorsunuz? Komik yaşantılarınız oluyor mu? Bunu bizimle paylaşır mısınız?

Feridun Ege/ Can Selçuk Hünerli Ailesi: Çok hırslılar bir defa. Ancak birkaç tatsız durumdan sonra şimdi artık birbirimizle rekabeti bıraktık. Dayanışma içindeyiz. Evet, sabahın köründen akşamı karanlığına kadar dolaşınca eve geldiğimizde birbirimize bakıp gülüyoruz. Bir de bazen unuttuğumuz için ya da bittiği için doğadan bulduğumuz su ve yiyecek ile devam etmek zorunda kalınca çocukların isyanı müthiş oluyor. Terminatör adı, türminatör yüzünden oldu, ona yakın bir şey bulmak istedikleri içindir. Gerçi evde tam anlamıyla birer terminatördürler.
Kuzey Cem Kulaçoğlu'nun Ailesi: “Bambaşka biri oluyor” klişesini alıp kullanmamak mümkün değil bu noktada. Sakin ve evcimen bir çocuktan alıp başını giden bir doğacıya dönüşüyor hemen. Zaman ona yetmiyor, sürekli araştırmak istiyor ve eve dönmeye razı etmek zor oluyor. Bu süreçte tabii ki bazı gülünç olaylar yaşanabiliyor. Aslında her arazide komik bir olay yaşanıyor diyebiliriz. Bunlara örnek olarak geçen sene Adana’da bizim fotoğraf çektiğimizi gören bir adamın bizi paparazzi sanıp başımıza üşüşmesiydi. Kuşları çektiğimizi anlattığımızda ise çok şaşırmıştı.
Sevdenur ve Zehra Kuşoğlu'nun Ailesi: Çocuklarımın kuş gördüklerindeki (özellikle yeni bir tür) yaşadıkları heyecan beni de iştahlandırıyor. Arazide oldukça dikkatli ve meraklı oluyorlar. Komik bir yaşantıya gelince; açık havada bir yerde yemek yiyorduk. Her tarafımız ağaçlıktı. Üstümüzdeki ağaçlarda sıvacı gördüler ve çekmeye başladılar. Ne güzel bir yer iyi ki gelmişiz dediler. Yemeklerimiz geldi yemeğe başladık. Affedersiniz aynı kuşlar yemeklerimize…..


Can Selçuk Hünerli, 10 yaşında. İstanbul’da yaşıyor. Feridun Ege Hünerli, 12 yaşında. İstanbul’da yaşıyor. Kuzey Cem Kulaçoğlu, 14 yaşında. Ankara'da yaşıyor. Zehra Kuşoğlu, 14 yaşında. İzmir'de yaşıyor. Alihan Aktürk 14 yaşında. Samsun'da yaşıyor. Sevdenur Kuşoğlu, 17 yaşında. İzmir’de yaşıyor.

4 yorum :

  1. Çok değerli bir makale olmuş sevgili Serkan. Çok beğendim. Emeklerine değmiş.

    Genç kuşçularımızın tanıtımı adına çok güzel bir katkı. Onlar için de değerli bir hatıra olacak ilerde. Bu işe yeni başlayacak kuşçular için de çok faydali bir yazı olduğunu düşünüyorum. Bu vesileyle gençleri de tebrik ediyorum. Sayılarının artması dileğiyle...

    Saygılar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ali Hocam yazının bütün niyetini çok güzel özetlemişsin. İlgin için çok teşekkürler...
      sevgilerimle.

      Sil
  2. Serkan Bey yazınız için kutlarım. Yazının bir bölümüne müdahil de olduğum için mutluyum. Umarım doğaya saygılı yeni kuş fotoğrafı canavarları çıkar. Sizin de yeni yazılarınızı okuruz.

    Selam ve sevgiler.
    Selçuk Hünerli

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar Selçuk Bey. Böyle harika çocuklara yol gösteren, yanlarında olan sizlersiniz. Ne mutlu sizlere...
      sevgilerimle...gençlere selam:)

      Sil

 

benim o

serkanmutan@gmail.com

Yazarım Ben

1977 yılında Manisa Kırkağaç’ ta dünyaya geldi. İlk-orta-lise öğrenimini Aydın Nazilli’ de tamamladı. Ankara Üniversitesi Psikoloji bölümünü bitirdi. Ankara'da yaşıyor. Uzun bir süredir doğa fotoğrafçılığı özellikle de kuş fotoğrafçılığı ile ilgileniyor.

instagram serkanmutan